17 Ocak 2017 Salı

Sandman, Cilt 1: Prelüdler ve Noktürnler - Neil Gaiman | Kısa Yorum




Kitabın Türkçe Adı:
Sandman, Cilt 1: Prelüdler & Noktürnler
Kitabın Özgün Adı:
The Sandman: Preludes & Nocturnes
Yazarı: Neil Gaiman
Çizeri: Sam Kieth
Çeviren: Elif Ersavcı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 244
Baskı Tarihi: Ekim, 2016
Fiyatı: 32 TL
Puanım: 5 / 4
Satın almak veya incelemek için TIKLA




ARKA KAPAK:

Tüm zamanların en iyi grafik romanı yepyeni ve yetkin çevirisi ile hak ettiği yerde! 

SANDMAN macerasının bu ilk cildi grafik edebiyatta eşi benzeri görülmemiş bir efsanenin temelini atıp okurları rüyalarla kâbusların karanlık ve büyüleyici dünyasına, Rüyalar Kralı Morpheus ve diğer Sonsuzların mekânına götürüyor. 

Tüm zamanların hem en popüler, hem de eleştirmenlerce en çok beğenilen grafik romanlarından biri olan SANDMAN, çizgi roman dünyasında olgun ve lirik fantezinin dönüm noktası oldu. Mecranın en aranan sanatçılarının birlikte resimlendirdikleri seri, modern ve antik mitolojilerin, çağdaş kurgularla, tarihi dramalarla ve efsanelerle beraber dokunduğu zengin bir karışım. 

“Çizgi roman tarihindeki en müthiş destan.” 
–The Los Angeles Times Magazine 

“Neil Gaiman hikâyelerle dolu bir hazine sandığı ve elini hangi işe atsa biz kârlı çıkıyoruz.” 
–Stephen King 

“Çizgi roman okuyup okumamanız umurumda bile değil ama bu seriyi kesinlikle okumalısınız.” 
–Patrick Rothfuss 

“Gaiman, zengin bir hayal gücüne ve büyük konuları ustalıkla anlatma yeteneğine sahip.”
 –Philip Pullman



KISA YORUMUM:

Okült bir cemaat lideri Ölüm'ü çağırmak istiyor. Ölüm'ü çağırıp onu hapsetmek, ona hükmetmek istiyor. Ancak işler cemaatin beklediği gibi gitmiyor: Ölüm yerine Düş Efendisi nam-ı diğer Sandman'ı çağırıyorlar ve maceramız başlıyor. Başka şeyler söyleyip kitabı okumamış olanların tadını kaçırmayalım.

Daha önce de dediğim gibi çok çizgi-roman, grafik-roman okuyan birisi değilim. Başlarken çizgi-roman bana biraz karmaşık geldi. Sonra sonra konu kafamda oturmaya başladı ve acayip yükseldim :) Sonu beklediğim gibi bitmedi, yada ben çok yükseldiğim için bana sönük geldi. O yüzden bir puan kırma cürretinde bulundum. :)

Çizgi-romanı bitirdikten sonra Gaiman'ın hayal-gücüne bir kez daha hayran kaldım. İncil'e, Shakespeare'e, Eski Ahit'e, çeşitli mitolojilere ve daha bir çok şeye güzel göndermeler vardı. Diyaloglar, anlatım, çizim, baskı, her şey harikaydı..

Okuyun vesselam.




15 Ocak 2017 Pazar

Vurun Kahpeye - Halide Edip Adıvar (Sadeleştirilmiş Metin) | Kısa Yorum





Kitabın Türkçe Adı: Vurun Kahpeye
Yazarı: Halide Edip Adıvar
Tür: Tarihi Roman
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 160
Baskı Tarihi: Eylül, 2014
Fiyatı: 14 TL
Puanım: 5 / 3











ARKA KAPAK:

“Sabah ezanı okunurken Aliye’nin yanında dalmış olanların üçü de uyandılar. Aliye hâlâ dalgın; hâlâ geçen korkunç saatlerin damarlarında tutuşturduğu humma, sarı, hasta yüzünde kızıl dalgalarla dolaşıyordu. Üçü de gözlerini açınca Aliye’nin yanına gittiler, sevgili yüzüne baktılar. Kurumuş dudakları sürekli kımıldanıyor, sürekli siyah kirpiklerinin ipekten birer saçak gibi tamamladığı çürümüş gözkapakları titriyordu.” 

Yetmişi aşkın yıl sonra Vurun Kahpeye toplumların yükselişinde ve sancısında “eğitim”in önemini vurgulamasıyla yine gündemde. Eğitime kavuşamamış kişilerin gitgide vatan hainliğine, nihayet insan düşmanlığına yol alabileceklerini, bu tehlikeyi söylüyor. 

SELİM İLERİ 

Kaleme aldığı her metinle yeniden tartışılan Halide Edib’in bu önemli eseri, gözden geçirilmiş ve sadeleştirilmiş baskısıyla Can Yayınları’nda.


KISA YORUMUM:

Kitap Milli Mücadele'nin olduğu zamanlarda geçiyor. Aliye okulundan mezun olduktan sonra, meslektaşları gibi rahat rahat görev yapacağı İstanbul'u tercih etmeyip Anadolu'ya gidiyor. İsmini bilmediğimiz bir kasabada göreve başlıyor. Kasabada cehalet diz boyu; dini kendi çıkarlarına alet edip halkı uyutanlar, kodamanların mazlumları ezmesi vs. hepsi diz boyu. Milli Mücadeleyi umursamayıp Yunan askerlerine kucak açan soysuzlar bile var. Aliye ise mazlumların yanında durup, onları kollayıp, Milli Mücadele'nin ateşli bir savunuculuğunu yapıyor. Kasabanın ileri gelenlerinden bazılarını ise bu durum rahatsız ediyor. Kitap boyunca Cehalet ile Eğitimin savaşını okuyoruz. Sizce kim kazanacak?

Bu kitabı okuduktan sonra eğitimin önemini bir kez daha anladım. Kitaptaki tek sorun ise kitabın anlatımı, kitabı zor okudum desem yeridir.

Bu arada kitabın üç adet film uyarlaması bulunuyor:



1949



1964



1973


Wolverine: İhtiyar Logan - Mark Millar & Steve McNiven | Kısa Yorum





Kitabın Türkçe Adı: Wolverine: İhtiyar Logan
Kitabın Özgün Adı: Wolverine: Old Man Logan
Yazarı: Mark Millar
Çizeri: Steve McNiven
Çeviren: Cenk Könül
Yayınevi: Gerekli Şeyler
Sayfa Sayısı: 216
Baskı Tarihi: Ocak, 2013
Fiyatı: 35 TL (Aboovv)
Puanım: 5 / 5
Satın almak veya incelemek için TIKLA







ARKA KAPAK:

Süper kahraman olan bir adamı, sıradan bir çiftçi olmaya iten ne olabilir? Savaşmaktan yorulmak mı, yenilgiye uğrayarak cesaretini kaybetmek mi, yoksa daha dramatik bir tecrübe yaşamış olmak mı? Logan adındaki yaşlı adam, ona Wolverıne'i sorduklarında "elli yıl önce, Wolverıne öldü." diyor. Ailesi için bile onun geçmişi bir gizem perdesiyle örtülü. Mark Millar ve Steve McNıven tarafından yaratılan sekiz bölümlük hikâye örgüsü, günümüzden elli yıl sonrasında, bütün süper kahramanların, süper kötüler tarafından yok edildiği karanlık bir gelecekte geçiyor. Logan'ın son, acımasız yolculuğunun hikâyesini okuduğunuzda, kendinizi hayatın adaletsizliği üzerine bir kez daha düşünürken bulacaksınız.


KISA YORUMUM:

Çok çizgi roman okuyan birisi değilim. Hatta bu çizgi roman, benim okuduğum ilk Marvel çizgi romanı. Ayrıca hiç DC çizgi romanı da okumadım.

Bu çizgi romana gelecek olursak: Okurken gayet keyif aldığımı söyleyebilirim. 50 yıl önce iyi mutantların hepsi ölmüş kötüler dünyanın hakimi olmuş. Bir süper kahraman distopyası var gibi. Wolverin ise yaşadıkları yüzünden içine kapanmış, yaşlanmış ve bu sırada çoluğa çocuğa karışmış biri olarak çıkıyor karşımıza. Soranlara "Wolverin 50 yıl önce öldü, bana sadece Logan" diyin diyor. Hayat zorluklarla devam ederken Logan'ı eski bir dost ziyaret ediyor ve macera başlıyor...





18 Kasım 2016 Cuma

Darwinya - Robert Charles Wilson | Yorum





Kitabın Türkçe Adı: Darwinya
Kitabın Özgün Adı: Darwinia
Yazarı: Robert Charles Wilson
Çeviren: Sönmez Güven
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 384
Tür: Bilim-kurgu, Alternatif tarih.
Baskı Tarihi: Ağustos, 2014
Fiyatı: 24 TL
Puanım: 5 / 4
Satın almak veya incelemek için: D&R, Kitapyurdu, İdefix, İlknokta, Eganba, BKM.

ARKA KAPAK:

Kazandığı ödüller arasında John W. Campbell Anma Ödülü, Philip K. Dick Ödülü, Theodore Sturgeon Anma Ödülü bulunan ve yaşayan en iyi bilimkurgu yazarlarından biri olan Robert Charles Wilson'dan, mucize kıta Darwinya'nın gizemli öyküsünün anlatıldığı nefes kesici bir roman. 

1912'de insanlık tarihi bir mucizeyle altüst olur. Avrupa topraklarında artık Darwinya adlı yeni bir kıta ortaya çıkmıştır. Amerika'dan Darwinya'ya keşfe giden Guilford Law, hayal edebileceğinin çok ötesinde bir kaderle yüz yüze gelir. Usta yazar Robert C. Wilson, çok farklı bir yirminci yüzyılı anlattığı bu bilimkurgu romanında, sadece tarihe ve evrime bir alternatif getirmiyor, aynı zamanda modern insanın ve yaşadığımız dünyanın "öteki"sine yönelik tekinsiz bir yorum sunuyor.


YORUMUM:

1912 yılında Avrupa kıtasının büyük bir kısmında mucizevi bir şey oluyor; Eski Avrupa yok oluyor ve yeni yeni bitkiler, yeni tür hayvanlar meydana çıkıyor. Ülkeler ve bu ülkelerde yaşayan bütün canlılar da bu yok oluşa dahil oluyorlar, kimse onlara ne olduğunu bilmiyor. Kısacası koskoca Avrupa gidiyor yerine koskocaman Amazonvari bir habitat ortaya çıkıyor. Dini kesim bu değişimi Tanrı'nın dokunuşuna ve varlığına yoruyor. Hatta medya bile doğa-bilimcilerle dalga geçmek için bu yenilenmiş kıtaya Darwinya adını veriyorlar. Sanırım hani evrim vardı yaratılış yoktu demek istiyorlar.

Biz ise Mucize'den 8 yıl sonra Eşi ve küçük kızıyla Amerika'dan Yeni İngiltere'ye giden Guilford Law isimli genç bir fotoğrafçının yaşadıklarına tanık oluyoruz. Kendisi bir fotoğrafçı ve eşini ve kızını Yeni Londra'da bırakıp keşif ekibiyle Darwinya'nın Avrupa kısmını inceleye gidecek.

Diğer yandan ise Mucize'den sonra Tanrılarla konuştuğunu iddia edip; insanların geçmişini geleceğini gören, kayıp eşyaları bulan, hastalıklarının iyileşip iyileşmediğini söyleyen ve bu sayede yolunu bulan Elias Vale'in yaşadıklarına tanık oluyoruz.

Başka karakterlerin gözünden de kitabımızı okusak da olayların çoğunluğu bu iki karakterimiz ve onların çevrisinde geçiyor.

Kitabı okumaya başlamadan önce aklıma hemen Jules Verne'in Dünya'nın Merkezine seyahat kitabı gelmişti. D.M.S. kitabındaki gibi bu kitapta da çevremizi keşfe çıkacağız ve değişik maceralar yaşayacağız sanmıştım. Ancak durum çok farklı yerlere uzanıyor. Darwinya'da macera yaşamıyor muyuz? Tabi ki yaşıyoruz ama işler orada bitmiyor.

Darwinya, bazı okuyuculara ağır gelebilir. Nedeni ise hem kitabın ağır ilerlemesi hem de bazı bölümlerin çokça Kutsal Kitap göndermeleri, kozmoloji ve doğa-bilim terimleri / göndermeleri içermesi. Ben bazı bilgileri biliyordum bazılarını ise Google'ladım. Okurken pek sıkıntı çekmedim.

Kitap kesinlikle zaman kaybı değildi. Benim tek eksik bulduğum kısım Darwinya'daki canlıları daha çok tanımamak oldu, 3-5 yaratıkla falan karşılaşıyoruz ancak fazlasını göremiyoruz. Tasvirler ise çok yetersiz kalmış. Yazar bu kısımlarda cimri davranmış veya hayal gücü yetmemiş olabilir. Bu yüzden kitaptan yarım puan kırdım. Bir yarım puan ise bazı karakterlerin gereksiz yere ölmesi ve bazı kısımların okuyucuya aktarılamaması yüzünden kırdım. 

Beklentiyi yüksek tutmazsanız keyif alabilirsiniz.

Son olarak bir alıntıyla bitirelim: 

"Bilim bakmak demekti... Özel bir tarzda bakmak. Özellikle de anlamadığımız şeylere dikkatle bakmak. Söz gelimi yıldızlara bakmak ve onlardan korkmamak, onlara tapmamak, sadece sorular sormak, bir sonraki ve onun ardındaki sorulara açılacak kapıların anahtarlarını bulmak."

ESENLİKLER...

5 Ekim 2016 Çarşamba

Güz Okuma Şenliği - 2016



Merhabalar, orta halli geçen bir Yaz Okuma Şenliğinin ardından Güz Okuma Şenliği ile karşınızdayım. Önceki şenlikte Zaman Çarkı kitaplarını öne aldığım için pek verimli olamadım.  Neyse ki Zaman Çarkı serisini bitirdim. :)
Bu şenliğin verimli geçmesi dileğiyle...

Şenliğe katılmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.



1. Kategori (10 puan): İsminde güz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların sonbaharda geçtiği bir kitap.

Sonbahar Ülkesi - Ray Bradbury - 406 sayfa - İthaki Yayınları.


2. Kategori (10 puan): Hem blogger hem yazar olan yazarlardan bir kitap. 
Bu kategoride yazarın Türk olması ve yazdığı blogun en azından 5 paylaşım yapmış olması şart.



İpekli Mendil - Yekta Kopan - 200 sayfa - Can Yayınları.

Yorumum: Öykü sözlüğü diye adlandırabileceğimiz bir derleme. Çok beğenmedim.

Puanım: 5 / 4

3. Kategori (10 puan): Kitaptaki karakterlerden en az birinin aşağıya yazacağım tür gruplarından herhangi birinin içinde olması.
Türler: Cadı, Vampir, Zombi, Peri.

Sıcak Bedenler - Isaac Marion - 216 sayfa - Doğan Kitap.

Yorumum: Filmini daha önceden izlemiştim. Kitabı daha güzelmiş. Olaylara zombi gözünden bakmak gayet güzeldi. Ancak bana bazı yerler gereksiz uzatılmış gibi geldi. Ayrıca buradan Doğan Kitap'a sesleniyorum "Bu kadar iğrenç bir kapak tasarlamayı nasıl başardınız?"

Puanım: 5 / 4

4. Kategori (10 puan): İnstagram, facebook gibi sosyal medya üzerinden oluşturulan ortak okuma gruplarının şenlik süresince okuduğu bir kitap.
Yalnız burada dikkat edilecek iki nokta bir o kitabın 5 Ekim 2016 - 25 Aralık 2016 tarihlerinde  okunacak olması, iki bu grupların aynı kitabı okuyacak olması. Yani yazar ayları ya da temalı kitap etkinliklerinde okuduğunuz kitaplar sayılmıyor.




Morgue Sokağı Cinayeti - Edgar Allan Poe - 150 sayfa - Notos Kitap.

Kitap Ağacı Polisiye Kulübü Kasım ayı kitabı.


5. Kategori (10 puan): Goodreads puanlamasında en az 4.00 puan alan ve minimum 50000 kişinin oy verdiği bir kitap.



On Küçük Zenci - Agatha Christie - 191 sayfa - Altın Kitaplar.


6. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.



Bugünlerde Bahar İndi - Yaşar Kemal - 111 sayfa - Yapı Kredi Yayınları.

Yorumum: Şiirler genel olarak fena değildi. Giriş kısımındaki ırgatlık yazıları ve son bölümdeki Kırmızı Deynek şiiri olmasa 3 puan verirdim. Bu iki neden yüzünden 4 puanı hak etti :)

Puanım: 5 / 4

7. Kategori (10 puan): İsminde bir organ bulunan bir kitap.
Kalp, Yürek, Göz gibi kelimelerin ağırlıklı seçileceğini düşündüğüm bir kategori oldu.




Elvira Madigan'ın Kayıp Parmağı - Selma Lønning Aarø - 264 sayfa - Dedalus Kitap.

8. Kategori (10 puan): Ülkemizde basılı en az 10 kitabı olan yazardan bir kitap.
Uyarı: Aynı kitabı farklı yayınevleri basarsa sayılmaz aman dikkat edin.




Gılgameş - Muazzez İlmiye Çığ - 95 sayfa - Kaynak Yayınları.

Yorumum: Gılgameş destanı muazzam bir eser ve medeniyetin ilk yazılı eseri. Tek sorun Muazzez İlmiye Çığ'ın iyi bir Sümerelog olmasının yanında iyi bir hikayeci olamaması. Kitap daha güzel olabilirdi.

Puanım: 5 / 4

9. Kategori (10 puan): 100 Temel Eser listesinden bir kitap.



Nutuk - Mustafa Kemal Atatürk - 638 sayfa - Atatürk Araştırma Merkezi.

10. Kategori (10 puan): Kategorilerden bağımsız canınızın istediği bir kitap.
Yaz Şenliğinin ev çok okunan kategorilerinden birisini eklemezsek olmaz.




Genç Bir Doktorun Anılar - Mihail Bulgakov - 162 sayfa - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Yorumum: Son iki öykü haricinde öyküler mükemmeldi. Doktorun yanında hissettim kendimi, anlatımı harika.

Puanım: 5 / 4


11. Kategori (10 puan): Kapağında bir veya daha fazla insan yüzü bulunan bir kitap. Burada kategorinin esnek olduğunu belirteyim ister insan gölgesi olur ister yüzünün küçük bir bölümü olur tamamen size kalmış. Ayrıca illa ön profilden olması gerekmez resmin yan hatta arka profili de kabul ederim. Umarım anlatabilmişimdir.



Bir Nefeste Dünya Mitolojisi - Mark Daniels - 209 sayfa - Maya Kitap.

Yorumum: Mitolojiye giriş için iyi bir kitap. Ancak aham şahım bir anlatımı yok. Yunan mitolojisi sayfa sayfa anlatılırken koskoca Sümerler on sayfaya sığdırılmış. Sonuç olarak kitap aşırı yüzeysel, bir şeyler anlatıyor ama insanı doyurmuyor.

Puanım: 5 / 3

12. Kategori (10 puan): Güz Şenliği Öğretmenler Günü’nü kapsayacağı için öğretmenlik yapan  ya da yapmış bir yazardan bir kitap.



Bozkurtlar - Hüseyin Nihal Atsız - 626 sayfa - Ötüken Neşriyat.


13. Kategori (10 puan): En az 10 farklı yazardan birer eser barındıran bir öykü, masal, şiir, anı, gezi vb türde bir kitap..




Adalet - Kolektif - 432 sayfa - Martı Yayınları.

14. Kategori (10 puan): İsmi hava durumunu çağrıştıran bir kelime barındıran bir kitap.
İlla yağmur gibi bir kelime olmak değil, yağmak fiili olsa da olur. Yalnız mevsimsel ifade olmaz. (Kış Masalı gibi isimler kabulüm değil)



Rüzgarı Dizginleyen Çocuk - William Kamkawamba - 380 sayfa - Martı Yayınları.

15. Kategori (10 puan): İsminde bağlaç olan bir kitap.
Ama, fakat, lâkin, ancak, yalnız, oysa, oysaki, hâlbuki, ve, ile, ki, de, çünkü, zira gibi.




Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu - Italo Calvino - 252 sayfa - Yapı Kredi Yayınları.

16. Kategori (10 puan): 200 sayfadan kısa bir kitap.
Bu kategoride 201 sayfayı kabul etmediğimi belirteyim :(




Bâbil Yaratılış Destanı - 63 sayfa - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

OKUNDU.


17. Kategori ( Her kitap 10 puan iki kitap okunursa ekstra 20 puan toplamda 40 puan): Öncelikle Nobel Ödülü almış bir yazar seçiyorsunuz.  Yazarın Nobel Ödülü aldığı tarihe bakıyorsunuz.
a) Nobel Ödülü almadan yazdığı bir kitap.



Veba - Albert Camus - 303 sayfa - Can Yayınları.


b) Nobel Ödülü aldıktan sonra yazdığı bir kitap.




Sürgün ve Krallık - Albert Camus - 142 sayfa - Can Yayınları.


18. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.



Efendi Dayının Kozalakları - Metin Savaş - 264 sayfa - Ötüken Neşriyat.

Yorumum: Öncelikle yazarın mütevazi bir önsözüyle karşılaşıyoruz. Diyor ki: "Bu roman benim ilk romanım; acemice yazılmış kusurlu bir romandır" Fazla beklentiyle okumayın diyor. Bu söz, bu mütevazilik  çok hoşuma gitti. Yazarın kendisi de çok mütevaziymiş. Tanışan arkadaşlar öyle diyor.

Neyse kitaba gelecek olursak: İstanbul'da yaşayan Bursa'lı bir ailenin kızı olan Mualla'nın, Efendi Dayısının ölümünden sonraki yaşadıklarına tanık oluyoruz. Mualla dayısının ölümünden sonra Efendi Dayısının gözü gibi baktığı kozalakları arıyor... Bu arayışta ailesinin esrarengiz yönlerini, dayısının gizemli geçmişi, aşkı ve daha bir çok şeyi buluyor. 

Metin Savaş'ın kusurlu romanı buysa diğerlerini düşünemiyorum. Çok sevdim çok beğendim.

Puanım: 5 / 4,5




Foto Sabah Resimleri - Ayşe Kulin - 132 sayfa - Everest Yayınları.




Tarih Sümer'de Başlar - Samuel Noah Kramer - 488 sayfa - Kabalcı Yayıncılık.

Yorumum: Gayet doyurucu bir kitaptı ama dili çok akademikti. Açıkçası bana biraz bile geldi diyebilirim.

Puanım: 5 / 4



Dünyaya Orman Denir - Ursula K Leguin - Metis Kitap.

19. Kategori (Her kitap 10 puan dört kitap okunursa ekstra 30 puan toplamda 70 puan): Baş harfleri alfabeye göre sıralanan 4 kitap.


Çember - Dave Eggers - 493 sayfa - Siren Yayınları.

Yorumum: Kitabın tanıtım bülteninde açık ve net olarak içerik yazılmış. Ben içerik hakkında bir şey demek istemiyorum. Yazarın elinde güzel bir konu varmış ama bu konuyu güzel işleyememiş. Bazı yerlerinde ürktüm falan, ama ne bileyim kitapta bir şeyler eksik gibiydi. Galiba beklentiyi yüksek tuttum.

Puanım: 5 / 3 



Darwinya - Robert Charles Wilson - 384 sayfa - İthaki Yayınları.

Yorumum: TIKLAYIN. Bu kitabı neden sevmediniz? Ben çok sevdim. :)

Puanım: 5 / 4  



Emmaus Yolunda - Yehia Sa'a - 323 sayfa - Yeni Yaşam Yayınları.

Yorumum: Kitap Eski Ahit ve Yeni Akit'i anlaşılır bir şekilde bize anlatıyor. Anlatıyor diyorum. Çünkü yazar kitabı o kadar başarılı bir dille yazmış ki kendimi yazarla sohbet ediyormuşum gibi hissettim. Kitap bana bilmediğim veya yanlış bildiğim şeylerin doğrularını öğretti. Hristiyanlığa karşı bakış açınızı değiştirecek bir kitap. Kitabı dinsel açıdan çok başarılı buldum. Ancak bilimsel konularda yazar çuvallamış. Örnek verecek olursak: Dinozorların ve insanların aynı zamanda yaşadığını iddia etmesi ve bunun bilimsel olarak da kanıtlanmış olduğunu iddia etmesi. Evrim konusunu geçiştirmesi gibi.

Puanım: 5 / 4



Filler Sultanı İle Kırmızı Sakallı Topal Karınca - Yaşar Kemal - 218 sayfa - Yapı Kredi Yayınları.

Yorumum: Kitabımız başlı başına bir metafor. Adaletsizlik, eşitsizlik, sömürü, katliam, korkuyla ve boş vaadlerle bir toplumun uyutulması... Söyleyecek çok şey var ama söyleyemiyorum. Yaşar Kemal'in dediği gibi: "...yeryüzünün karıncaları birleşse..." Okuduktan sonra da ben dedim: "Ah bir birleşse..."


20. Kategori (Her  bir kitap 10 puan tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan toplamda 80 puan) Aşağıya ekleyeceğim ülkelerde doğmuş yazarlardan bir kitap. (Ben seçeneğiniz bol olsun diye sekiz ülke ekledim siz dört tanesini seçeceksiniz.)
Ülkeler: Endonezya, Çin, İngiltere, Rusya, Kanada, Almanya, İrlanda, İtalya.


Aspidistra- George Orwell - 296 sayfa - Can Yayınları.

Yorumum: Bu kitap hakkında iki satır yorum yazılacak bir kitap değil. Zamanı gelince uzun uzun yorumumu yazıp, buradaki yazıyı da güncellerim. Şimdilik tek söyleyeceğim: Şu ana kadar okuduğum en iyi George Orwell kitabıydı.

Puanım: 5 / 5



Sonsuzluğun Sonu - Isaac Asimov - 240 sayfa - Monokl Yayınları.



Kasap Çırağı - Patrick McCabe - 236 sayfa - İthaki Yayınları.



Fedailerin Kalesi Alamut - Vladimir Bartol - 510 sayfa - Koridor Yayıncılık.

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.

-Fantastik dört kitap.




Rüzgarın Adı - Patrick Rothfuss - 736 sayfa - İthaki Yayınları.

Yorumum: İkinci okuyuşum. Ne yalan söyleyeyim kitap çok durağan ve sıkıcı başlamıştı. Hatta bunu Locke Lamora'nın Yalanları kitabının önsözünde Pat dahi itiraf ediyor. Sonra hancı Kote, Kvothe oluyor... Sanki kitap bize şarkı söylüyor. Adema Ruhlarla beraber seyahat ediyoruz, Tarbean sokaklarında beraber dayak yiyiyoruz, Üniversitenin altını üstüne beraber getiriyoruz. Yani kitap bize bunu iliklerimize kadar hissettiriyor.

Puanım: 5 / 5



Bilge Adamın Korkusu - Patrick Rothfuss - 1142 sayfa - İthaki Yayınları.

Yorumum: İlk kitap kadar beğenemedim. Nedense derdini anlatamayan, çok konuşan biriyle konuşmuşum ve kafam şişmiş gibi hissediyorum. İlk 550 sayfayı ne kadar beğenmediysem, ikinci 550 sayfayı o kadar beğendim.

Puanım: 5 / 4



Sessizliğin Müziği - Patrick Rothfuss - 184 sayfa - İthaki Yayınları.

Yorumum: Acayipti. Auri ve Şeyaltı hakkında pek çok şey öğrendik. Ama okunmasa da olur.

Puanım: 5 / 3



Koralin ve Gizli Dünya - Neil Gaiman - 181 sayfa - İthaki Yayınları.

Yorumum: Enteresandı. Çocukların korkularını yenmeleri için okutulması gerektiğini düşünüyorum.

Puanım: 5 / 4



Şimdilik bu kadar. Şartlara göre listede ekleme-çıkarma, yer değiştirme olabilir.